Türkiye 3-2 kazandı, tartışma büyüdü: geç kalınan 11 ve Montella'nın geleceği
Türkiye ABD'yi 3-2 yendi ama maç sonu yayınının konusu galibiyet değildi. Geç kalınan kadro tercihleri, Montella'nın açıklamaları ve jenerasyon değişimi konuşuldu.
Türkiye, gruptan çıkma şansını yitirdikten sonra oynadığı son maçta ABD'yi 3-2 yendi. Karakullukçu'nun maç sonu yayınında galibiyetin kendisi uzun sürmedi. Değerlendirmenin ana hattı tek bir cümleye indirgenebilir: bu maçta işe yarayan her şey ilk iki maçta da sahada olabilirdi.
Üç maç sonra bulunan 11
Yayının merkezindeki tez kadronun geç kurulduğuydu. Ozan Kabak stoperde, Orkun Kökçü sekiz numarada, Barış Alper Yılmaz forvette, Eren Elmalı sol bekte. Yorumcunun ifadesiyle bu takımın daha üst düzey bir stoperi, ceza sahasına koşabilen bir sekiz numarası varmış ve turnuva boyunca bu görülmemişti. Eren Elmalı'nın soldan üç kez bindirdiği, üçünün de pozisyona döndüğü, birinin gole gittiği hatırlatıldı.
Aynı çerçevede, fizik gücü olan bir forvetin arkasında Arda Güler'in çok daha verimli olduğu savunuldu. Yorumcuya göre bu tercihler oyuncular hak ettiği için değil, alışılmış isimler sahada olmadığı için mecburen geldi. Bunun bir olgu değil, yayında dile getirilen bir suçlama olduğunu belirtelim.
Maçın en çok konuşulan anı ikinci goldü. Kenan Yıldız'dan Arda Güler'e, oradan Eren Elmalı'ya, Orkun Kökçü'ye ve son dokunuşla tabelaya Barış Alper Yılmaz'a yazılan aktarmalı bir organizasyon. Yorumcu golü gönlünde Orkun'a yazdığını söyledi, resmi kayıt ise Barış Alper. Barış'ın arka direğe yaptığı koşunun alanı açtığı da eklendi. Değerlendirme net: bu golü atabilen bir takımın Avustralya ve Paraguay maçlarını o şekilde geçirmesi izah edilemez.
Takım artık kimin?
Yayının en sert başlığı kaptanlık ve hiyerarşiydi. Tez şu: bu takım artık Hakan Çalhanoğlu'nun değil, Arda Güler ile Orkun Kökçü'nün takımı. Gerekçe olarak Orkun'un daha genç ve daha dinamik biçimde aynı işi yapabildiği, Arda Güler'in ise bu dizilişte daha rahat oynadığı gösterildi. Milli takım formasının ya da pazu bandının kimseye atanmış olmadığı, jenerasyon değişiminin vaktinin geldiği vurgulandı. Bir sonraki Dünya Kupası'na Orkun, Arda Güler, Can Uzun ve Kenan Yıldız kuşağıyla girilmesi gerektiği söylendi.
Arda Güler'in maç sonu sözleri yayında ayrıca övüldü:
Tüm eleştiriler haklı çünkü iyi oynamadım. Hiçbirimiz iyi oynamadık. Drama yapamayız. Kötü oynadık, elendik.
Orkun Kökçü de maç sonunda herkesin öz eleştiri yapması gerektiğini söylemişti. Yorumcuya göre bu iki açıklama, kendi payını almayan diğer söylemlerden ayrılıyor ve önü açılması gereken isimleri işaret ediyor.
Montella tartışması
Değerlendirmenin en yüklü bölümü teknik direktöre ayrıldı. Yorumcunun konumu şuydu: Montella üç maçta üç puan aldığı için değil, takımın potansiyelini kullanmadığı ve bunu kabul etmediği için ayrılmalı.
Tepkiyi büyüten şey maç sonu açıklamalarıydı. Montella, çağrılan herkesin ilk 11 oyuncusu olduğunu, ilk iki maçta da aynı ruhun gösterildiğini ve bugünkü galibiyetin bin zafere denk geldiğini söyledi. Yayındaki karşılık sertti: bu galibiyet bin zafere denkse Paraguay ve Avustralya maçları kaç yenilgiye denk sayılacak? Turnuva boyunca ortaya çıkan tablonun kaos çıkarılmasıyla değil, alınan sonuçlarla ilgili olduğu savunuldu.
Psikolog sorusuna verilen cevap ve bir daha Dünya Kupası için 24 yıl beklenmeyeceği sözü de itirazla karşılandı. Yorumcuya göre bu katılım büyük ölçüde turnuvanın genişletilmiş statüsü sayesinde geldi, dolayısıyla lütuf gibi sunulamaz.
Yayında ayrıca bir öz eleştiri vardı. Yorumcu, futbolcuların moralini düşünüp turnuva öncesinde tercihleri sert biçimde sorgulamadığını, bundan sonra hiçbir milli takıma önden kredi açmayacağını söyledi.
Kaleci tartışması
Uğurcan Çakır'a yönelen eleştirilere açık itiraz geldi. Maçtaki beş kurtarışının dördünün ceza sahası içinden olduğu, yenilen gollerde kornerden gelen topun rakip tarafından rahatça kontrol edilip vurulmasının savunma sorunu olduğu belirtildi. Yorumcunun özeti şu: turnuvada iyi bir performans vermedi, ama turnuvaya damga vuran bir hatası da yok.
Berke Özer bahsi ise ikiye ayrıldı. Kamp sırasındaki tepkisinin dünyanın her yerinde disiplin cezası getireceği, özür de dilemediği söylendi. Buna karşılık isyanının Uğurcan'ın oynamasına değil, kendisinin maç kadrosuna bile alınmamasına yönelik olduğu aktarıldı. Yorumcuya göre Berke bir sonraki dönemde, Uluslar Ligi ile birlikte milli takıma dönmeli; ancak mevcut teknik heyetle bunun olmayacağı iddia edildi.
Kadro tercihleri ve dakika tartışması
Kaan Ayhan'ın galibiyet golü, yayında kritik gol atma alışkanlığı ve doğru pozisyon alma becerisiyle açıklandı. Ama bu golün kadrodaki yerini meşrulaştırmadığı savunuldu. Yorumcu, aynı dakikalarda sahada olsaydı Ozan Tufan'ın da o golü atabileceğini söyledi.
Karşılaştırma sezon dakikaları üzerinden yapıldı. Yayında sıralanan rakamlara göre Ozan Tufan Trabzonspor'da iki bin dakikaya yakın süre aldı; Kaan Ayhan 806, Çağlar Söyüncü 1248 dakikada kaldı, Salih Özcan'ın Dortmund'daki toplam süresi 74 dakikaydı. Bu üç ismin toplamı Ozan Tufan'ın süresini ancak buluyor. Tercihin performansla açıklanamadığı, Demir Ege Tıknaz ve Emirhan İlkhan gibi isimlere de haksızlık edildiği öne sürüldü.
Abdülkerim Bardakcı ise eleştirilerin aksine savunuldu. Paraguay maçında 119 top teması, 98 isabetli pas ve iki kilit pasla oynadığı, üç maçta da düşük puan almadığı hatırlatıldı. Yayındaki değerlendirmeye göre eleştirinin bir kısmı performanstan değil, kulüp aidiyetinden geliyor.
Kamp yeri, federasyon ve gelecek
Arizona kampı ve sıcak tartışmasında ölçülü bir cevap verildi: etkilemiştir, ama ana etken değildir. Ana etken kötü planlama olarak gösterildi ve fatura teknik heyetin ardından federasyona kesildi. Tesisin niteliğinden çok, haziran ayında o bölgenin koşullarının hesaba katılmaması eleştirildi. Grupta en çok seyahat eden takım olmanın da aynı başlığa girdiği söylendi.
Geleceğe bakışta tablo daha iyimserdi. Kalede ve beklerde sorun görülmüyor; stoperde Ozan Kabak öne çıkarılıyor, arkasından Emirhan Topçu ve Ahmet Can Kaplan alternatif olarak anılıyor. Orta sahada İsmail Yüksek ile Orkun Kökçü, ileride Arda Güler, Kenan Yıldız, Can Uzun ve Barış Alper Yılmaz bir sonraki turnuvada en iyi yaşlarında olacak.
İki isim bu tablonun dışında bırakıldı. Merih Demiral için kariyer planlamasının milli takım seviyesiyle örtüşmediği, rekabetçi bir ligde düzenli oynarsa yeniden değerlendirilebileceği söylendi. Hakan Çalhanoğlu için ise artık teşekkür edilmesi gerektiği görüşü savunuldu. Kadroda hiç yer bulamayan Enes Ünal'ın dışarıda kalması da anlaşılmaz bulundu.
İlgili yazılar
ABD karşısında ilk 45 dakika: değişen 11, değişen oyun
Türkiye devreyi önde kapattı. Devre arası yayınının ana hattı skor değil kadro tercihleriydi: Ozan Kabak övgüsü, Orkun-Hakan tartışması ve sert bir M…
Türkiye - ABD öncesi: açıklanan 11 ve hak ediş tartışması
Türkiye, turnuvaya veda etmiş halde ABD karşısına çıkıyor. Maç önü yayınının merkezinde skor beklentisi değil, açıklanan ilk 11 ve Salih Özcan tercih…
Montella'nın istatistik savunması ve gol atamadan elenme: yayında Dünya Kupası muhasebesi
Uğur Karakullukçu, Montella'nın ABD maçı öncesi açıklamalarını yayında sert biçimde eleştirdi. Haiti'nin iki golü, Brezilya'nın liderliği ve prim tar…